Kusturica Kusturica'yken... Babam İş Gezisindeyken...


Daha Yugoslavya kırk parçaya bölünmemiş, savaş çıkmamış, insanlan birbirini boğazlamamıştı...
Daha genç bir yönetmen olan Kusturica, 2005'te yaptığı gibi kendisini "safkan sırp" olarak tanımlamamış, birçok etnik kökenden gelmenin gururunu yaşıyor, kültürel çeşitliliği sanat için kullanıyordu...

1985'te Kusturica, Kusturica'yken, "Babam İş Gezisindeyken" ortaya çıktı... "Kendi hayatından en fazla iki film çıkarabilirsin... Ardından başkalarının hikayelerini anlatmak zorundasın" diyen Kusturica kendi çocukluğunun geçtiği Saraybosna'da çektiği filminde çok ilginç bir tarihi dönemi ele aldı: 1948 Yugoslavya'sının Informbiro dönemini.

Stalin'le fikir ayrılığına düşen sosyalist Tito'nun Lenin, Marx ve Stalin'le ilgili herşeyi yasakladığı, sosyalizmin, komunizm olmadan yaşandığı, her an Kızıl Ordu işgalinin beklendiği, Yugoslavya'nın Doğu Bloku'nun asi çocuğu olduğu dönem. Sosyalist eğitim sistemiyle ve komunizmin marşlarıyla büyüyen, Nazi'lere karşı Stalin'le beraber savaşan bir ulusun büyük bir kafa karışıklığı yaşadığı tarihin en ilginç sosyalist deneyimlerinden birinin yaşandığı yıllar.

Kusturica bu kafa karışıklığını daha filmin ilk sahnesinde izleyiciyle çok akıllı bir şekilde paylaşıyor. Film ayyaş Franjo'nun söylediği meksika aşk şarkısı "chiquita" ile başlıyor. Çünkü ülkede hem batının müziği, hem de doğu bloku'nun marşları "zararlı", tarafsız bir ülke gibi görünen Meksika'nın şarkıları tehlikesiz sayılıyor.

İnsanların herşeyden korktuğu ama müzik, içki ve düğünler söz konusu olduğunda herşeyi unutup, eğlenceye ve dansa daldığı, hayatın tüm acı gerçeklerinin bir çocuğun gözünden anlatıldığı doğu avrupa sineması söz konusu olduğunda bir kült sayılabilecek, sık sık askeri darbelerin yaşandığı ülkemizde o dönemleri yaşayanların kendilerinden çok şeyler bulabilecekleri bir film.

Filmin en önemli iki karakteri olanları anlamaya çalışan uyurgezer küçük Malik ve babası Mehmed "Mesha" Malkoc. Bu filmde Mesha'yı oynayan efsanevi aktör Miki Manojlovic'le ilk kez çalışan Kusturica, daha sonra kendisinden hiç vazgeçemedi.

Film, Abdullan Sidran'in senaryosu... Do You Remember Dolly Bell ile birlikte bir Yugoslavya üçlemesi yapmak isteyen Kusturica ve Sidran üçüncü filmi asla çekemedi. Sidran senaryosunda Kusturica'nın kullanabileceği bir çok sinematik sembol yaratmış. Malik'in uyurgezerlik hastalığı o dönemdeki Yugoslavya'yı anlatıyor... Gözleri kapalı ama buna rağmen yürüyen ve her seferinde yatağında sapasağlam bir şekilde uyanan bir ülkeyi. Filmde futbolun ve futbol topunun sık sık kullanılması da rastlantı değil. Tito'nun Yugoslavya'sı, Stalin'in Sovyetler Birliği'ne karşı en büyük zaferini 1952 Helsinki Olimpiyat Oyunları Finali'nde 3-1'lik galibiyetle yaşamıştı.


Filmde sembollerin dışında bir de gerçek olay var. Mesha'nın hapse atılmasına neden olan Marx ve Stalin karikatürü gerçekten çizilmiş ve çizeri Mesha gibi hapse atılmış.

Bu filmiyle Cannes'da Altın Palmiye kazanan Kusturica, ödülü kazanacağına inanmadığı için Fransa'ya gitmemiş ve haberi yakın bir arkadaşının evinde parke döşerken almış. Otac na sluzbenom putu, "When Father Was Away On Business" her sinefilin izlemesi ve arşivinde bulundurması gereken bir film.

Yorum Gönder

0 Yorumlar

Ad Code

Responsive Advertisement