Çok uzun lafa gerek yok sanırım... Iron Man 2'nin teaser çalışmalarından sonra ilk uzun trailer'ı yayınlandı...
17 12 2009
14 12 2009
İpteki Adam James Marsh Vatikan'da
Man on Wire ile büyük beğeni toplayan James Marsh, belgeselden kurguya geri dönüyor. Marsh'ın yeni filmi "Vatican Tapes", Film, Vatikan'dan da bazı isimlerin karıştığı ve genel olarak 2000 yıllık hurafelere dayalı olduğu için ölümlere yol açan şeytan çıkarma ayinlerini anlatacak.Filmin oyuncu kadrosu henüz netlik kazanmazken, çekimlerine 2010 yılı başında başlanacağı açıklandı.
Gun, With Occasional Music
Ünlü bir ürologun öldürülmesi, dahi çocuklar, evrim geçirmiş yeni hayvanlar, insanın karmasını gösteren dijital kartlar ve mafya için çalışan bir kanguru!?!Werner Herzog'un Bad Lieutenant: Port of Call New Orleans'inin arkasındaki yapımcı kardeşler Alan ve Gabriel Polsky, Jonatham Lethem'in ilk paragraftaki tüm öğeleri bir araya getirmeyi başarmış romanı "Gun, With Occasional Music"i sinemaya aktarıyorlar.
Romanın senaryo haklarını satın alan Polsky Kardeşler, yönetmeni ve oyuncu kadrosunu çok yakında açıklayacaklarını belirttiler.
Sıra Şarkılara Geldi

Hollywood'un son yıllarda çektiği konu sıkıntısı en sonunda şarkılara da bulaştı. Son dönemin gözde bağımsızlarından Youth in Revolt'un arkasındaki ekip David Permut ve Josh Friedlander, kumsalda bulduğu bir fotoğraf makinasındaki kızın resimlerine aşık olan bir gencin hikayesini anlatacak.
Kısacası "I've been looking so long, these pictures of you, that I almost believe that they are real" isimli nadide The Cure şarkısı, film olarak karşımıza çıkacak. Filmin ismi de haliyle "Pictures Of You" oldu.
Kısacası "I've been looking so long, these pictures of you, that I almost believe that they are real" isimli nadide The Cure şarkısı, film olarak karşımıza çıkacak. Filmin ismi de haliyle "Pictures Of You" oldu.
13 12 2009
Önizleme... Un Prophete...
Jacques Audiard'ın Un Prophete'i girdiği hemen her festivalden ödülle döndü, gösterime girdiği Fransa'da ise gişe rekorlarını alt üst etmekle kalmayıp büyük tartışmalar yarattı. Bir arap gencinin hapishaneye girdikten sonra hızla bir mafya babasına dönüşümünü anlatan filmi izleyen herkes şiddetle öneriyor. ABD'de gösterime girmesi yakınlaşırken, bir de trailer'ı yayınlandı ve bizim de bu trailer'ı sinemaseverlerle paylaşmak boynumuzun borcu oldu.
12 12 2009
Arşiv... Klaus Kinski...
Antoine Fuqua'nın Dönüşü...
Training Day ve Shooter gibi önemli filmlerin ardından uzun sürelerdir ortalarda görünmeyen Antoine Fuqua ile ilgili bir haberimiz bir de trailer'ımız var.
İlk haber bir ortak yapımla ilgili. Antoine Fuqua, Spike Lee'nin prodüktörlüğünü ve yardımcı yönetmenliğini yapacağı "Miss: Better Living Through Crime"la yeniden kamera arkasına geçecek. Film 1920'lerde yetimhaneden kaçan bir genç kız ile siyahi bir muhabbet tellalının, başarılı iki tetikçiye dönüşmesini anlatacak.
Fuqua ile ilgili ikinci gelişme ise geçtiğimiz yıl Sundance'te gösterilen ama bir türlü dağıtımcı bulamayan Brooklyn Finest'ın 2010 yılı içinde gösterime gireceğinin açıklanması... Bu açıklamayla beraber filmin trailer'ı da yayınlandı. Filmde Richard Gere, Don Cheadle, Ethan Hawke, Wesley Snipes, Lili Taylor, Ellen Barkin, Will Patton ve Vincent D'Onofrio gibi çok güçlü bir oyuncu kadrosu mevcut.
Julian Temple, Kinks'e Başladı

Rock müziğin yılmaz belgeselcisi Julien Temple, hikayesini anlatmak istediği bir sonraki grubu belgeselle değil kurgu bir filmle anlatacak. "The Great Rock & Roll Swindle" "The Filth & The Fury" ve bizce en önemlisi "Joe Strummer: The Future is Unwritten" gibi mümtaz eserleri sinemaya kazandıran Temple'ın ele alacağı sıradaki grup "The Kinks". Kinks'in rock tarihini değiştiren şarkılarından "You've Really Got Me" isimli şarkısıyla aynı ismi taşıyacak filmin oyuncu kadrosu için çalışmalar başladı.
Moneyball Bennett Miller'a Kaldı
Steven Soderbergh'i canından bezdiren ve "yönetmenliği bırakıyorum" demesine yol açan, ardından 500 Days of Summer'ın yönetmeni Marc Webb ile anılan lanetli sayılabilecek senaryolardan "Moneyball" Capote'nin yönetmeni Bennett Miller'ın üstüne kaldı. Senaryo bir beyzbol istatistikçisinin ilginç dünyasını anlatıyor. Filmin başrolünde Brad Pitt oynayacak.
Merakla Beklenenler: Jane Eyre

Küçükken TRT'de BBC yapımı dizisini seyretmiş olmama ve daha sonra tiyatroda da izlememe rağmen Jane Eyre'i merakla beklememin iki önemli nedeni var.
İlki filmin yönetmeninin Sin Nombre ile harika bir iş çıkaran Cary Fukunaga olarak açıklanması. İkincisi ise başrol oyuncularının Mia Wasikowska ve Michael Fassbender olarak belirlenmesi. Fukunaga'nın bu işin altından da başarıyla çıkmasını bekliyoruz.
İlki filmin yönetmeninin Sin Nombre ile harika bir iş çıkaran Cary Fukunaga olarak açıklanması. İkincisi ise başrol oyuncularının Mia Wasikowska ve Michael Fassbender olarak belirlenmesi. Fukunaga'nın bu işin altından da başarıyla çıkmasını bekliyoruz.
11 12 2009
Takashi Miike'den Zebraman 2...

Takashi Miike, her sinemasever için daima ilginç sürprizler barındıran farklı, zaman zaman korkunç ama hep neşeli bir sinemanın ustasıdır. Twitch'te Zebraman 2'nin setinden fotoğraflarını görünce, ustanın ciddi ama aynı zamanda meraklı tavrını bir kez daha takdir ettik.
09 12 2009
Huzur İçinde... Vyacheslav Tikhonov...

Bazı oyuncular vardır birçok farklı rolüyle dikkat çeker, bazılarını da tek bir filmini seyretseniz bile aklınızın bir yerine "iyi oyuncu" diye yazarsınız. Vyacheslav Tikhonov, Sergei Bondarchuk'un yönettiği ve başrolü oynadığı Tolstoy uyarlaması "Savaş ve Barış"taki Prens Andrei Bolkonsky rolüyle sadece benim değil, birçok sinefilin dikkatini çekmiş ki filmden 42 yıl sonraki ölümü tüm önemli sinema sitelerinde yer aldı. Huzur içinde yatsın...
08 12 2009
Entourage Filmle Bitecek...

Entourage özel olarak takip ettiğimiz, eğlendirici olmasının yanısıra Hollywood'da olup biteni, endüstrinin nasıl işlediğini öğrenmek için önemli bir dizi.
Adrian Grenier'ın canlandırdığı "Vincent Chase" isimli aktörün, iniş çıkışlarını ve çevresindeki isimlerin maceralarını anlatan dizinin gelecek planları da açıklandı. Mark Wahlberg, prodüksiyon kadrosunda bulunduğu dizinin kaderini "İki sezon daha devam etmeyi ve son olarak herşeyi tamamlayan bir filmle diziyi bitirmeyi düşünüyoruz" sözleriyle açıkladı.
Adrian Grenier'ın canlandırdığı "Vincent Chase" isimli aktörün, iniş çıkışlarını ve çevresindeki isimlerin maceralarını anlatan dizinin gelecek planları da açıklandı. Mark Wahlberg, prodüksiyon kadrosunda bulunduğu dizinin kaderini "İki sezon daha devam etmeyi ve son olarak herşeyi tamamlayan bir filmle diziyi bitirmeyi düşünüyoruz" sözleriyle açıkladı.
Merakla Beklenenler... The Whistleblower...

Daha önce kısa filmlerini izlediğimiz kanadalı Larysa Kondracki'nin ilk ciddi yönetmenlik denemesini merak etmemizin nedeni oyuncu kadrosu ve filmin konusu. Rachel Weisz, Vanessa Redgrave, Monica Belluci, David Straithairn ve Nikolaj Lie Kaas, filmde Bosna-ABD bağlantılı bir suç örgütünün ortaya çıkarılması sırasında yaşananları canlandıracak. Gerçek olaylara dayanan senaryoda bir grup Birleşmiş Milletler görevlisinin de içinde bulunduğu, genç kızları zorla kaçırıp, seks köleleri haline getiren örgütün bir dedektifin yoğun çabalarıyla yıkılışı aktarılacak.
Baldwin'den Sert Özeleştiri

Alec Baldwin, sinema hayatında istediği rollerin büyük bir bölümünü bir türlü alamadığını, almayı başardıklarında ise kendisinin performansını yeterli bulmadığını gerekçe göstererek, oyunculuğu bırakacağını açıkladı. Baldwin haklı mı, haksız mı bilemedik. Ama "Yetersiz bir oyuncuyum" diye aktörlüğü bırakacaksa, ondan önce jübilesini açıklaması gereken binlerce oyuncu olduğu da bir gerçek. Her oyuncu veya yönetmen özeleştiri yapmalı ama bu örnekte kantarın topuzu biraz kaçmış. Alec Baldwin en azından kalabalık ailesinin geri kalanından daha iyi bir oyuncu olduğunu defalarca kanıtladı.
Jonathan Ames Yazmadan Duramıyor

Senaristlikten önce, masal kitapları, oyunlar, biyografiler ve romanlar yazan Jonathan Ames, son dönemde TV ve sinema dünyası için çok iyi malzemeler üreten bir yazara dönüştü.
Severek izlemeye başladığımız dizilerden Bored to Death'in senaristi Ames'in bir diğer romanı "Extra Man" de şu anda filme alınıyor.
Ames'in yeni romanlarından daha "Wake Up, Sir" ve çizgi romanı "The Alcoholic" için de yapımcılar sıraya girmiş durumda. Görünüşe göre yeni ve farklı bir Crichton'ın doğuşuna tanıklık ediyoruz.
Severek izlemeye başladığımız dizilerden Bored to Death'in senaristi Ames'in bir diğer romanı "Extra Man" de şu anda filme alınıyor.
Ames'in yeni romanlarından daha "Wake Up, Sir" ve çizgi romanı "The Alcoholic" için de yapımcılar sıraya girmiş durumda. Görünüşe göre yeni ve farklı bir Crichton'ın doğuşuna tanıklık ediyoruz.
Ayı Yogi de Film Oluyor

Benim yaşlarımdaki sinema izleyicilerinin çocukluklarının favori çizgi filmlerinden Ayı Yogi, sinemaya aktarılıyor. Arrested Development dizisinin senaristi Brad Copeland'in yazdığı, Eric Brevig'in yöneteceği filmde 3D karakterler, gerçek oyuncularla birlikte kullanılacak. Ayı Yogi'yi Dan Aykroyd, Boo-Boo'yu Justin Timberlake seslendirecek. Anna Faris, ikilinin hayatını yakından izleyen bir belgeselciyi oynayacak.
06 12 2009
Alex, 1 Yıl...
05 12 2009
Hikaye de iyi, yönetmen de...
Biraz aşağıda hikayenin iyi, ancak yapımcıların pek başarılı olmadığı bir senaryonun haberini paylaşmıştık. Bu sefer hikayenin de yönetmenin de iyi olduğu bir film projesinin, Source Code'un haberini paylaşalım dedik.Moon'la bilim-kurgu severlerin dikkatlerini üzerine toplayan Duncan Jones, uzun süredir şirketlerin kara listesinde yer alan bir senaryo üzerinde çalışmalara başladı. Bir çok yapımcı tarafından "çekilemez" olarak nitelenen senaryonun üzerine inatla giden Jones, farklı bir hikayeye sahip olan filmi gerçeğe çevirebilmek için kolları sıvadı. Filmin konusu ise kısaca şöyle: Gelecekte hükümetler zamanda geriye veya ileriye gönderdiği insanları bir de üstüne üstlük başka insanların bedenine de sokmayı başarmıştır. Bir terörist saldırının ardından ajanımızı (Jake Gyllenhall'ın oynaması bekleniyor) saldırıyı gerçekleştiren teröristlerden birinin bedenine sokarak önlemeye çalışırlar.
Biri Emmerich'i Durdursun
İkide bir dünyayı yerle bir eden filmler çekmekten garip bir haz duyduğuna inandığımız Roland Emmerich, 2012 sayesinde komplo teorilerine de merak sarmış görünüyor.Bu yüzden Emmerich'in, yeni filmi "Anonymous"taki hedefi dünya milletleri değil William Shakespeare oldu. Emmerich yeni filminde Shakespeare'ın eserlerinin hiçbirini kendi yazmadığı yönündeki komplo teorilerini yeniden ortaya atarak insanların değerli zamanlarını çalmaya devam edecek.
Michelle Williams Monroe'yu oynayacak
2010 haziran'ında çekilmesi beklenen ve henüz yönetmeni ve ismi belli olmayan Marilyn Monroe biopic'i başrol oyuncusuna kavuşmak üzere.Laurence Olivier'ın "The Prince and the Showgirl" isimli filminde "üçüncü yardımcı yönetmen" olarak görev yapan ve işi filmin yıldızlarıyla ilgilenmek olan Colin Clark, filmin oyuncularından Marilyn Monroe'ya bir haftalığına Londra'yı gezdirmiş ve ardından anılarını başarılı bir şekilde kağıda dökmüş. "My Week with Marilyn" isimli romanı sinemaya aktarmak isteyen yapımcıların Monroe'yu oynatmak için iki adayı bulunuyordu: Scarlett Johansson ve Michelle Williams.
Son gelen haberlere göre ibrenin büyük oranda Michelle Williams'tan yana olduğunu söylememiz mümkün.
04 12 2009
Sinematik... Heaven Can Wait...
Aslında bu bir müzik videosu... Ama hem yönetmen Keith Schofield işini bir sinema yönetmeni ciddiyetiyle ele aldığı, hem de işin içinde Charlotte Gainsbourg olduğu için paylaşmakta sorun görmedik... Klip bize Paul Thomas Anderson'un filmlerini de hatırlattı...
Charlotte Gainsbourg - Heaven Can Wait from Charlotte Gainsbourg on Vimeo.
03 12 2009
29 11 2009
Kısa Kısa...
WAYNE WANG'DEN DÖNEM FİLMİ: Wayne Wang'in yeni filmi "Snow Flower and Secret Fan" 1800'lerde Çin'de yaşanan bir aile dramını sinemaya taşıyacak. Filmin başrolünde Zhang Ziyi yer alacak.
YENİ BOND 2013'TE: 23. James Bond filmi için çalışmalar başladı. Daniel Craig yine Bond'u oynamak için teklif aldığını ve çekimlerin gelecek yılın sonunda başlayacağını açıkladı. Filmin 2013'te gösterimde olması bekleniyor.
SODERBERGH YİNE "BIRAKIYORUM" DEDİ: Son dönemde birçok kez "Sinemayı bırakıyorum" deyip, sonra yeni filmlerle karşımıza çıkan Steven Soderbergh "Bu iş genç insanların mesleği. Yaşlandığımda hala yönetmen olmak istemiyorum" diyerek bir kez daha sinemayı bırakacağını açıkladı. Demek ki, yakında yeni filmini açıklayacak...
THEROUX GİTAR ÇALIYOR GİBİ YAPACAK: Oyuncu, yönetmen, senarist, prodüktör Justin Theroux, Iron Man 2 ve Tropic Thunder'ın senaryolarını bitirdikten sonra ne üzerinde çalıştığını açıkladı. Justin Theroux prodüktörlüğünü yapacağı "Air Guitar" isimli filmde, gitar çalar gibi yapanları ekranlara taşıyacak.
PAWLIKOWSKI PES ETMİYOR: My Summer of Love'dan sonra Miramax'tan "Young Stalin" için ödenek alan ancak yaşadığı anlaşmazlıkların ardından filmi yarım bırakmak zorunda kalan Pawel Pawlikowski, Sisters of Mercy isimli yeni filmi için kolları sıvadı. Film, Polonya'da 1968'de faaliyetlerini gizlice yürüten bir rahibenin hikayesini anlatıyor.
YENİ BOND 2013'TE: 23. James Bond filmi için çalışmalar başladı. Daniel Craig yine Bond'u oynamak için teklif aldığını ve çekimlerin gelecek yılın sonunda başlayacağını açıkladı. Filmin 2013'te gösterimde olması bekleniyor.
SODERBERGH YİNE "BIRAKIYORUM" DEDİ: Son dönemde birçok kez "Sinemayı bırakıyorum" deyip, sonra yeni filmlerle karşımıza çıkan Steven Soderbergh "Bu iş genç insanların mesleği. Yaşlandığımda hala yönetmen olmak istemiyorum" diyerek bir kez daha sinemayı bırakacağını açıkladı. Demek ki, yakında yeni filmini açıklayacak...
THEROUX GİTAR ÇALIYOR GİBİ YAPACAK: Oyuncu, yönetmen, senarist, prodüktör Justin Theroux, Iron Man 2 ve Tropic Thunder'ın senaryolarını bitirdikten sonra ne üzerinde çalıştığını açıkladı. Justin Theroux prodüktörlüğünü yapacağı "Air Guitar" isimli filmde, gitar çalar gibi yapanları ekranlara taşıyacak.
PAWLIKOWSKI PES ETMİYOR: My Summer of Love'dan sonra Miramax'tan "Young Stalin" için ödenek alan ancak yaşadığı anlaşmazlıkların ardından filmi yarım bırakmak zorunda kalan Pawel Pawlikowski, Sisters of Mercy isimli yeni filmi için kolları sıvadı. Film, Polonya'da 1968'de faaliyetlerini gizlice yürüten bir rahibenin hikayesini anlatıyor.
OYUN YOK: Sherry Horman'ın yönettiği, atalarını öğrenmek için İsrail'e giden ama burada Filistin kökenli olduğunu anlayan bir musevi kızın hikayesini anlatan "The No Game"de başrolü Olivia Thirlby oynayacak.Hikaye İyi Ama...
"In the Small" dünyadaki tüm insanların bir patlama sonucunda 15 santim boya inmelerini ve daha sonra yaşananları anlatan bir çizgi roman... Herkes "Bu çizgi romandan iyi film olur" diye düşünürken olanlar oldu. Constantine ve I am Legend gibi iki tersten başyapıtı insanlığa armağan eden prodüktörler Francis Lawrence ve Akiva Goldman romanın haklarını satın alıverdi... Büyük bir ihtimalle "Hikaye iyiydi ama film berbat olmuş" diyeceğimiz bir film daha izlemeye yakınız...
Bir Film Ölümden Nasıl Döner?

Bazı filmler dağıtımcı bulana kadar akla karayı seçiyor. Dağıtımcı bulamayan filmlerden birçoğu ise tarihin tozlu rafları arasında kaybolup gidiyor. Bir filmin bu tozlu raflardan çıkıp yeniden gösterime sokulması ise "mucize" olarak nitelenecek bir durum.
Alessandro Capone'nin "L'Amour Cache"si 2007 yılında birkaç festivalde gösterilmiş, sınırlı sayıda DVD'si basılmış ve unutulup gitmişti. Başrollerinde Isabelle Huppert ve Greta Sacchi gibi kalbur üstü isimlerin yer almasına rağmen, filmin esas şansı Inglourious Basterds'le gündeme oturan Melanie Laurent oldu... Filmde hatrı sayılır bir rolü bulunan Laurent, özellikle fransız seyircisinin ilgisini toplamaya başlayınca filmin haklarını elinde bulunduran Cinema Epoch, filmi gösterime sokmaya karar verdi. Böylece film "ölümden dönen" sayılı yapımlar arasında yer aldı.
Alessandro Capone'nin "L'Amour Cache"si 2007 yılında birkaç festivalde gösterilmiş, sınırlı sayıda DVD'si basılmış ve unutulup gitmişti. Başrollerinde Isabelle Huppert ve Greta Sacchi gibi kalbur üstü isimlerin yer almasına rağmen, filmin esas şansı Inglourious Basterds'le gündeme oturan Melanie Laurent oldu... Filmde hatrı sayılır bir rolü bulunan Laurent, özellikle fransız seyircisinin ilgisini toplamaya başlayınca filmin haklarını elinde bulunduran Cinema Epoch, filmi gösterime sokmaya karar verdi. Böylece film "ölümden dönen" sayılı yapımlar arasında yer aldı.
Önizleme... Politist Adjective...
İzleyenlerin birçoğu iyi bir film olduğunu söylerken filmi sıkıcı bulanlar da yok değil. Özellikle 12:08 East of Bucharest'le gönüllerimizi fetheden Corneliu Porumboiu'nun film sıkıcı da olsa bir şansı daha hak ettiğini düşünüyoruz. Hem trailer'ını hem de filmi izlemekte yarar var.
Mariah Carey Ödüle Yakın?!?
Müzik alanında istedikleri kadar Grammy versinler ancak Mariah Carey'nin sinema alanında "Altın Ahıdudu" dışında bir ödül alabileceğine 2 yıl önce kimseyi inandıramazdınız. Ancak Sundance başta olmak üzere bütün festivalleri sarsan "Precious"ta oynadığı sosyal görevli karakteriyle herkesin hayranlığını kazanınca başlıktaki cümle birden bire anlam kazanmaya başladı.Bu arada Mariah Carey, herkesi hayran bırakan bir oyun sergileyip, ödül kazanacak duruma geliyorsa, hayatım boyunca hiç rol yapmamış biri olarak benim bile şansım var diye düşünmekten kendimi alamıyorum... Olur mu acaba yav?
In Bruges'a Kardeş Geliyor
Geçtiğimiz yılın en iyi filmlerinden In Bruge'un yönetmeni Martin McDonagh'ın kardeşi John Michael McDonagh, yazıp yönettiği bir filmle ağabeyinin izinden gitmeyi planlıyor. In Bruge gibi komedi öğeleri de taşıyan bir gerilim-mafya filmi olması beklenen yapımda Brendan Gleeson'ın yanısıra Don Cheadle da yer alacak...
28 11 2009
Melanie Laurent'den Yola Devam...

Inglourious Basterds'ten sonra Radu Mihaileanu'nun "Le Concert" ve Roselyn Bosche'un The Roundup'ında oynayan Melanie Laurent, ara vermeden yeni filmini de bitirdi. Mike Mills'in Beginners'ın da Ewan McGregor, Christopher Plummer gibi usta oyuncularla kamera karşısına geçen Laurent, ölmek üzere olan ve gay olduğunu açıklayan yaşlı bir adamın genç sevgilisini oynayacak...
27 11 2009
Önizleme... Panique Au Village...
Hepimizin çocukluğunda oyuncaklarımızı kullanarak kafamızda yazdığımız ve çektiğimiz primitif senaryolarımız olmuştur. Belçikalı Stephane Aubier and Vincent Patar yıllardır bu senaryolarını başarılı bir TV dizisi olarak ekranlara taşıyorlar. Dizi Belçika'da ve Fransa'da çok tutunca haliyle filmi de arkasından geldi...
Panique Au Village, daha önce hiç yaşamadığınız ve muhtemelen asla yaşayamayacağınız bir sinema deneyimini sizlerle paylaşıyor... Birçok ülkede gösterimini bitirip DVD'si çıkan, ABD'de ise yeni gösterime girecek olması nedeniyle yakından takip edilen filmin trailer'ını bir izleyip kararınızı verin deriz...
Panique Au Village, daha önce hiç yaşamadığınız ve muhtemelen asla yaşayamayacağınız bir sinema deneyimini sizlerle paylaşıyor... Birçok ülkede gösterimini bitirip DVD'si çıkan, ABD'de ise yeni gösterime girecek olması nedeniyle yakından takip edilen filmin trailer'ını bir izleyip kararınızı verin deriz...
Sanırım Twit Ediliyoruz...
Internet paranoyak bir dünya... Durmadan takip edilmeyi kafanıza takarsanız, girilecek yer değil... Her takip sitesiyle ilgili küçük bir paranoya duysak da twitter'a girmeden edemedik...
Takip edin, ettirin... http://twitter.com/pachydermata
Takip edin, ettirin... http://twitter.com/pachydermata
Merakla Bekliyoruz... Lebanon...

Son dönemlerin en iyi savaş filmleri israilli yönetmenlerden çıkıyor. Takip ettiğimiz her site ve sinema eleştirmeninin yeni favorisi ise Samuel Maoz'un "Lebanon"u...
Bir önceki başyapıt Waltz with Bashir'deki gibi 1982'deki Lübnan savaşını anlatan filmin sinematik açıdan en ilgi çekici özelliği ise büyük bir bölümünün bir tankın içinde geçmesi. Katıldığı hemen her festivalde ödülleri toplayan Lebanon, bir çok eleştirmen tarafından "Son dönemlerin en cesur filmi" olarak niteleniyor...
Dito Montiel Keskin Virajda!

Spor basını başlığı gibi olduğunun farkındayım ama Dito Montiel'in durumunu daha iyi anlatacak bir metafor bulmak kolay değil...
Hemen her yeni iyi bağımsız yönetmenin yaşadığını Dito Montiel de yaşıyor... "A Guide to Recognizing Your Saints" gibi mükemmel bir ilk film ve ardından yükselen beklentileri karşılayamayan kötü ve yetersiz "Fighting" gibi ikinci bir film...
Bu tip yönetmenlerin sinema yaşamlarını genelde üçüncü filmleri belirler. Montiel de bunun farkında olacak ki işi sağlam tutuyor... "Son of No One" isimli yeni filminde Channing Tatum ve Terrence Howard'ın yanına Robert de Niro ve James Gandolfini gibi iki ustayı ekleyen Montiel çalılıklar arasında kaybolup giden bir yönetmen olmamaya kararlı gibi...
21 11 2009
Mammoth Ne Kadar Kötü?
Geçtiğimiz yıl Cannes'daki ilk gösterimi olaylı oldu. İzleyenlerin yarısı filmi yuhlayarak daha bitmeden terk etti. Film gösterime girdiği hiç bir yerde başarılı olamadı. Lukas Moodysson'un, Gael Garcia Bernal ve Michelle Williams'lı Mammoth'u birçok eleştirmence "career killer", yani yönetmenin kariyerini öldüren bir film olarak gösterildi.
Tilsammans ve Fucking Amal gibi büyük övgü alan filmlerin yönetmeni Moodysson, gerçekten de Mammoth'tan sonra uluslararası alanda hiçbir film şirketinin yanına yaklaşmadığı bir isim oldu. Yaşananlar en azından bana göre biraz amacını aşmış durumda... Hollywood'da birçok yönetmen üst üste kötü filmler çekip, sinema yaşamlarına devam ederken, Moodysson hakkında söylenenler fazlasıyla ağır. Mammoth'u seyretmesem de Moodysson'un birden fazla şansı hak ettiği bir yönetmen olduğu açık bir gerçek. Tabi bizi dinleyip, milyonlarca doları ona teslim eden çıkmaz ama olanlar güvendiğimiz ve okuduğumuz eleştirmenlere de çok yakışmıyor.
Clash'in Filmi Olur Mu?

Bir Clash fanı olarak ortada dolaşan "The Clash"in hikayesi film olacak söylentileri insanı merak ve endişeye sürüklüyordu. Tüm elemanlarının hayatları ve tüm eserleri bu kadar "dolu" olan bir grubun hikayesini 1-2 saatlik bir filmde anlatmak her babayiğidin harcı değil.
Söylentilerin ardından gelen haberler biraz da olsa içimize su serpti. Grubun hikayesiyle ilgili başarılı bir senaryoyu, işi berbat etmeyeceğine güvendiğimiz şirketlerden "Killer Films" almış. Yönetmenlik için ise Todd Haynes ve Michael Winterbottom gibi yine güvendiğimiz yönetmenlerin ismi geçiyormuş.
Önizleme... Amazing Tales: Three Guns...
Hero ve House of Flying Daggers'ın yönetmeni Zhang Yimou, Coen biraderlerin Blood Simple'ını yeniden sinemaya aktarırsa ne olur? Filmi festivallerde izleyen eleştirmenler pek beğenmemiş ancak en azından trailer'ına bir göz atılmasında yarar var...
15 11 2009
Blues'un Babası Film Oluyor...

Robert Johnson, ya da bilinen lakabıyla "Father of the Blues" senaryo yazarlarının uzun bir süredir hayatını sinemaya uyarlamak istediği bir müzik ikonuydu. Ray Charles'ın hayatını "Ray" ile sinemaya aktaran Jimmy White, diğer senaristlerden önce davrandı ve çalışmalarını tamamlayarak prodüksiyon şirketlerinin kapısını aşındırmaya başladı.
Bu arada müzik eleştirmeni ve araştırmacıları daha film çekilmeye başlamadan muhalefete başladılar. Genel görüş, Johnson'ın ne zaman doğduğu, nerede ve nasıl öldüğü, gitar yeteneğini nasıl elde ettiği ile ilgili hiçbir kayıt olmadığı için onun hayatıyla ilgili çekilecek filmin "fantastik bir yapım" olabileceğini söylüyorlar.
Red, Bruce Willis ve Ölümsüz Borgnine....
Bruce Willis, birçok iyi bilimkurguda başarıyla rol almasına (ilk akla gelen 12 Maymun) rağmen son dönemde yönetmenlerin de yetersizliği nedeniyle çok başarılı olamadı... Bu yüzden D.C.Comics'in "Red"inin sinema uyarlamasında başrolü oynayacağı açıklandığında pek sevinen olmadı. Red'in casting görevlileri, Willis'e rağmen seçimleri itibariyle dağılan ilgiyi yeniden toparlamaya başardılar. Morgan Freeman, Helen Mirren, Mary Louise Parker, Richard Dreyfuss gibi oyuncular birer birer açıklandı ve dağılan dikkatler yeniden Red'e çevrildi. Filmde 1917 doğumlu Ernest Borgnine'ın da oynanacağı açıklandığında ise herkes "vay anasını" demek durumunda kaldı. 1950 tarihli filmlerde bile görmüş geçirmiş yaşlı amcayı oynayan Borgnine'ı bir aksiyon filminde oynatmak herkesin aklına gelebilecek birşey değildi.
Ancak hala filmin prodüksiyon ekibinin G.I.Joe, Doom, Constantine gibi gişede ve eleştirilerde başarıyı tersten görmüş isimler olduğunu düşünüldüğünde, herkesin film öncesi duyguları karışık...
14 11 2009
Gereksiz Filmler Furyası...

Sinema dünyasında son dönemde bir gereksiz filmler furyası ile karşı karşıyayız... Aşağıdaki listedeki birçok film iyi gişe yapacaktır büyük bir ihtimalle... Ancak yeni ve iyi fikirler bulunacağına ve bunlara yatırım yapılacağına bu filmlerin çekilmesi çok büyük haksızlık...
RAMBO 5 ve ROCKY 7: Sylvester Stallone ölene kadar Rambo ve Rocky filmi çekmeye devam edecek anlaşılan... Dayak atıp yemekten ve adam öldürmekten bıkmayan aktör-yönetmen, Rambo 5 ve Rocky 7'nin hazırlıklarına başladığını açıkladı.
FINDIKKIRAN: Robert Zemeckis, 3D CGI filmlerine Fındıkkıran'ı ekliyor. Sıranın artık bale veya opera eserlerine gelmesi düşündürücü...
ROGER RABBIT 2: Robert Zemeckis'in hazırlıklarına başladığını açıkladığı bir diğer film ise Roger Rabbit. Her ne kadar orijinal filmi çok iyi olsa da devam filminin ne kadar anlamlı olduğu tartışılır.
BATTLESHIP: Amiral Battı olarak bildiğimiz masa oyunu da her ne hikmetse film oluyor. Filmin basın bülteninde "alien" kelimesinin geçmesi, amiral battı oynayan insanların "ne uzaylısı" demesine yol açtı.
MONOPOLY: Amiral Battı gibi Monopoly de film oluyor. Yönetmen olarak Ridley Scott'ın isminin geçmesi herkesi şaşırttı.
RISK: Bir masa oyunu filmi daha... Aslında "Risk" isimli masaya oyunu temellerini sinema filmlerinden alıyor. Ama bu Sony'nin "Risk"i yeniden sinemaya aktarmasının iyi bir fikir olduğu anlamına gelmiyor.
FLOWERS OF ALGERNON: Her filminde kendini zor durumlardan kurtulan kahraman durumuna sokan Will Smith, bu sefer düşük IQ'sunu yükseltmek için büyük bir çaba içine giren bir zihinsel engelliyi oynayacak. Birçok dernek, filmin zihinsel engelli çocukların ailelerini boş ve temelsiz umutlara sürükleyeceği için tepki gösteriyor.
INDEPENDENCE DAY 2 ve 3: Roland Emmerich, 2012 ile patlattığı dünyayla uğraşmaya doymayacak gibi görünüyor... Emmerich, tarihin en çok hata ve komik ayrıntı barındıran ciddi filmi Independence Day için düğmeye bastı.
PREMIUM RUSH: David Koepp, bisikletli kuryeleri konu alan bir aksiyon filmi çekecek... Kolay gelsin diyebiliyoruz...
SHADY TALEZ: Eminem'in başrolünü oynadığı "Alacakaranlık Kuşağı" tipi kısa hikayelerden oluşan bir korku filmi mi? Geçiniz lütfen...
RZA'DAN KUNG FU FİLMLERİ: Üç-dört filmde oynayabilmiş bir hip-hop yıldızıysan ve "İlk yönetmenlik denemem de The Man with the Iron Fist'i yeniden çekeceğim diyorsan, projen
otomatikman "gereksiz filmler furyası" başlığında yer alacaktır.
SCREAM 4: Birincisini bile gereksiz bulduğum için dördüncüsü hakkında yazacak birşey bulamıyorum...
otomatikman "gereksiz filmler furyası" başlığında yer alacaktır.
SCREAM 4: Birincisini bile gereksiz bulduğum için dördüncüsü hakkında yazacak birşey bulamıyorum...
Wes Anderson: Sıra Uzayda!

Roald Dahl'ın kült çocuk romanından uyarladığı Fantastic Mr.Fox'la hem gişede büyük başarı elde eden, hem de çok iyi eleştiriler alan Wes Anderson bir sonraki filmiyle ilgili görüşlerini açıkladı. Wes Anderson'ın benim gibi hayranlarını da heyecana boğan açıklamalarından başlıkları aktaralım:
"Yeni filmimin konusunu kendim belirleyip, senaryosunu da kendim yazacağım. Başkasının romanını veya senaryosunu sinemaya aktarırken çok zorlandığımı söylemeliyim"
"Bir sonraki filmimin uzayda geçecek. Henüz tam olarak ne yapacağımı söyleyebilecek durumda değilim ama kafamda uçuşan fikirler var."
"En büyük rüyam, filmin belirli bir bölümünü stüdyo ortamında değil, gerçekten uzayda çekmek. Ama sanırım NASA'nın uzaya yollayacağı tiplerden biri değilim."
Önizleme... Grown Ups...
Bu trailer'ı izledikten sonra hissedilen tek şey var, yaşlanıyoruz... Eskiden Adam Sandler, Rob Schneider, Chris Rock, Kevin James, David Spade, Salma Hayek, Steve Buscemi, Maria Bello ve Maya Rudolph'un bir araya geldiği bir filmden bahsetseler, "komik bir gençlik filmi" diye düşünürdük. Şimdi orta halli bir aile filmi bekliyoruz... Trailer'ı izleyince gördük ki, tahminimizde yanılmamışız...
12 11 2009
Önizleme... Date Night...
Tina Fey, son 20 yıldır seyrettiğimiz en komik kadınlardan biri...
Steven Carrell'in ise The Office'teki başarısının yanısıra iyi bir yönetmenin eline düştüğünde neler yapabileceğini biliyoruz...
Bir de bu cast'a Mark Wahlberg, Kristen Wiig, Mark Ruffalo, James Franco, Mila Kunis, Leighton Meester, Ray Liotta ve Taraji P. Henson gibi kalburüstü oyuncular eklenince iyi bir komedi beklememiz normal...
Ancak yönetmen Night At The Museum ve Cheaper by the Dozen gibi gişede başarılı ama vasat filmleriyle tanınan Shawn Levy olunca beklentimiz düştü... Genelde bir filmin en iyi iki-üç esprisinin trailer'a konulduğunu düşünürsek, vasatın altı bir komedi filmiyle karşı karşıyayız...
Steven Carrell'in ise The Office'teki başarısının yanısıra iyi bir yönetmenin eline düştüğünde neler yapabileceğini biliyoruz...
Bir de bu cast'a Mark Wahlberg, Kristen Wiig, Mark Ruffalo, James Franco, Mila Kunis, Leighton Meester, Ray Liotta ve Taraji P. Henson gibi kalburüstü oyuncular eklenince iyi bir komedi beklememiz normal...
Ancak yönetmen Night At The Museum ve Cheaper by the Dozen gibi gişede başarılı ama vasat filmleriyle tanınan Shawn Levy olunca beklentimiz düştü... Genelde bir filmin en iyi iki-üç esprisinin trailer'a konulduğunu düşünürsek, vasatın altı bir komedi filmiyle karşı karşıyayız...
04 11 2009
15 ve 19. Kromozomlar...
30 10 2009
Önizleme... Avatar (İkinci Trailer)...
Tüm dünyanın merakla beklediği James Cameron'un Avatar'ının ikinci trailer'ı filmin konusu ve senaryonun diğer ayrıntıları ile ilgili tüm bilgileri veriyor. İlki gibi bu trailer da hayranlık verici...
29 10 2009
Sinematik: Skhizein...
Defalarca izlememize rağmen sizlerle paylaşmak için embedd opsiyonu olan bir adresi bir türlü bulamıyorduk. En sonunda Jeremy Clapin'in yarışmaya katıldığı 50'ye yakın festivalin neredeyse 40'ından ödülle dönen, olağanüstü kısası "Skhizein"i sizlerle paylaşma şansı yakaladığımız için çok ama çok mutluyuz...
Kısa Kısa...

TOURIST'TE DEĞİŞİKLİK: Daha önce Bharat Nalluri'nin yöneteceği ve Charlize Theron'un başrolü oynayacağını söylediğimiz The Tourist"i Florian von Donnersmack (Das Leben Der Anderen) yönetecek, Angelina Jolie başrolü oynayacak... Eh, iyi de olmuş...
RIDLEY SCOTT ve GUCCI: Angelina Jolie'nin dahil olduğu diğer bir proje ise Ridley Scott tarafından sinemaya aktarılacak ve Gucci ailesinin içindeki entrikaları aktaracak, henüz ismi belli olmayan bir senaryo.
ASANSÖRDE ŞEYTAN VAR: M. Night Shyamalan'ın yönetmenlikten vazgeçip prodüktör koltuğuna oturduğu yeni filmi "Devil"ın konusu belli oldu. John ve Drew Dowdle kardeşlerin yöneteceği filmin konusu asansörde tıkılıp kalan bir grup insanın hikayesi anlatılacak. Bu insanlardan birinin "şeytan" olması filmi biraz daha ilginç kılıyor haliyle.
SNIPES ve FERRARA BİR ARADA: Birçok başarılı rolüne rağmen unutulup gitmeye başlayan aktörlerden biri olan Wesley Snipes iyi film bulmakta zorlanıyordu. Snipes bu yüzden Abel Ferrara'nın yeni politik-aksiyon-gerilimim "Game of Death'te oynar mısın teklifinin üstüne atladı. Ferrara ve Snipes 1990'da King of New York'ta beraber çalışmışlardı.
YA MARCO POLO, YA DA SAMOURAI: Movieline.com'a röportaj veren John Woo, önünde iki büyük proje olduğunu açıkladı. Woo, ya Jean-Pierre Melville'in Le Samourai'ını yeniden çekeceğini, ya da Marco Polo'nun hayatını anlatan epik bir filme başlayacağını belirtti.

MY FAIR KEIRA: Keira Knightley, ingiliz Joe Wright'ın yöneteceği "My Fair Lady"nin yeniden çevriminde başrolü oynayacak.
YA MARCO POLO, YA DA SAMOURAI: Movieline.com'a röportaj veren John Woo, önünde iki büyük proje olduğunu açıkladı. Woo, ya Jean-Pierre Melville'in Le Samourai'ını yeniden çekeceğini, ya da Marco Polo'nun hayatını anlatan epik bir filme başlayacağını belirtti.

MY FAIR KEIRA: Keira Knightley, ingiliz Joe Wright'ın yöneteceği "My Fair Lady"nin yeniden çevriminde başrolü oynayacak.
YABANCI DALGALAR: Pirates of The Caribbean'ın dördüncü bölümünün "On Stranger Tides" ismini taşıyacağı açıklandıktan sonra aynı adlı bir "korsan hikayeleri kitabının olduğunun ortaya çıkmasıyla yaşanan kriz çözüldü. Disney yetkilileri senaryonun Tim Powers'ın yazdığı kitapla alakasının olmadığını belirttiler ama isim için telif ödeneceğini söylediler.
PRYOR'I WAYANS OYNAYACAK: Adam Sandler'ın prodüktörlüğünde çekilecek olan Richard Pryor biopik'i "It is something I said with"te Pryor'ı Eddie Murphy'nin oynayacağı iddia ediliyordu. Geçtiğimiz hafta içinde bu role Marlon Wayans'ın uygun görüldüğü açıklandı.
PRYOR'I WAYANS OYNAYACAK: Adam Sandler'ın prodüktörlüğünde çekilecek olan Richard Pryor biopik'i "It is something I said with"te Pryor'ı Eddie Murphy'nin oynayacağı iddia ediliyordu. Geçtiğimiz hafta içinde bu role Marlon Wayans'ın uygun görüldüğü açıklandı.
Önizleme... Nowhere Boy...
Sam Taylor Wood'un John Lennon'ın çocukluk ve gençlik yıllarını sinemaya aktardığını daha önce bu sayfalarda çeşitli kereler belirtmiştik. İlk trailer, filmin beklediğimizden daha renkli olabileceğini gösteriyor. Özellikle John Lennon'ı oynayan Aaron Johnson'ın rolüne yakıştığını şimdiden söyleyebiliriz...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





